AMA MÜZİK BANA ALLAH'I HATIRLATIYORSA?

Blue Screenshot

Ama Müzik Bana Allah'ı Hatırlatıyorsa?

Bir şarkı sana ölümü, dünyanın geçiciliğini hatırlatıp Rabbine yöneltiyorsa, bu onu meşru kılar mı?

Bu, geçiştirilecek bir soru değil. Çünkü mesele burada "eğlendim" seviyesinde kalmıyor. "Bir şarkı bana ölümü, dünyanın geçiciliğini hatırlatıyor, hatta Allah'a yöneltiyor" diyor.

O zaman bunun hükmü ne olacak?


Duygu, Hükmü Belirler mi?

Önce şunu kabul edelim: insanın bir şeyden etkilenip Allah'ı hatırlaması gerçekten mümkün. Bir manzara, bir olay, bir söz — hepsi insanı tevbeye götürebilir.

Ama burada asıl soru şu: bir şeyin bana Allah'ı hatırlatması, o şeyi dinen meşru hâle getirir mi?

İşte tam burada bir ayrım yapmamız lazım. Çünkü İslam'da bir şeyin hükmünü, yalnızca bizde oluşturduğu duyguyla belirlemiyoruz. Bir şey bana güzel hissettirebilir; ama asıl soru, Allah'ın ve Rasûlü'nün o şey hakkında ne bildirdiğidir.


Sonuç Güzel, Peki Araç?

Düşün: bir hastalık yaşarsın, Allah'ı hatırlarsın. Bir cenazeye katılırsın, ölümü düşünürsün. Bunların sonucunda Allah'a yönelmen elbette güzel.

Ama yaşadığın şeyin her yönüyle meşru olduğunu, sadece bu güzel sonuçtan çıkaramayız. Çünkü İslam'da bir şeyin hükmünü belirlerken sadece "bana ne hissettirdi?" diye sormuyoruz. "Allah ve Rasûlü bu konuda ne bildirdi?" diye de soruyoruz.

Yani güzel bir sonuç ortaya çıkması ile o sonuca götüren aracın hükmü, aynı şey değil.


Naslar Ne Diyor?

Sahih-i Buhârî'de Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyuruyor:


"Ümmetimden öyle topluluklar olacaktır ki zinayı, ipeği, içkiyi ve çalgı aletlerini helal sayacaklardır."
(Sahih-i Buhârî, 5590)


Dikkat et — "helal sayacaklar" ifadesi. Cumhur âlimler, hadiste bunların 'helal sayılacağının' belirtilmesini, söz konusu şeylerin aslında helal olmadığına dair önemli bir delil olarak değerlendirmiştir.

Lokman Suresi'nde de Allah şöyle buyuruyor:


"İnsanlardan öylesi vardır ki, bilgisizce Allah yolundan saptırmak için boş sözü satın alır."
(Lokman Suresi, 6. ayet)


Sahabeden Abdullah bin Mesud radıyallahu anh, bu ayetteki "lehvel-hadis" ifadesini şarkı olarak tefsir etmiş, hatta bunun üzerine yemin etmiş.

Ama burada bir ayrımı da netleştirelim: "çalgı aletleri hakkında böyle bir hüküm var" demek, "insan sesiyle söylenen her güzel söz haramdır" demek değil. İçeriği meşru ve çalgı içermeyen neşidler konusunda ise birçok âlim caiz görüşünü benimsemiştir. Bu da müziği bırakmak isteyenler için bir alternatif.


Aynı Duyguyu Daha Temiz Bir Yolda Aramak

Peki o duygu, o "Allah'ı hatırlama" anı ne olacak? Onu kaybetmek zorunda değilsin. Ama daha temiz bir yola taşıyabilirsin.

Kur'an zaten sana dünyanın geçiciliğini anlatıyor. Ölümü, hesabı, ahireti anlatıyor. Üstelik bunu Rabbimizin kendi kelamı olarak yapıyor.

O zaman kendine sor: "Aradığım şey hayatın anlamıysa, kalbimin yumuşamasıysa — neden bunu doğrudan Allah'ın kelamında aramıyorum?"

Bir şey daha dene: kulaklığı çıkar, hiçbir şey açma. İlk başta sessizlik garip gelebilir. Ama belki de o sessizlik, uzun zamandır duymadığın bazı şeyleri fark etmen için sana alan açacak.


Yaratılmışın Sesi Değil, Yaratıcının Kelamı

O yoruma dönelim. "Müzik beni Allah'a yönlendiriyorsa?"

Rabbini hatırlaman, dünyanın geçiciliğini fark etmen güzel.

Ama bu güzel duygunun ortaya çıkması, onu oluşturan şeyin dinî hükmünü tek başına belirlemiyor.

Aradığın o derinliği, yaratılmışın sesinde aramak yerine, Yaratıcının kelamında aramayı dene.

Allah kalplerimizi Kur'an'la diriltsin.

Allah'a emanet ol.

DİĞER BÖLÜMLER

Create a free website with Framer, the website builder loved by startups, designers and agencies.