O SÖZ SANDIĞINDAN AĞIR

Nikâh Bir Organizasyon Değil, Ağır Bir Söz
Sana bir soru sorayım: Nikâh senin için ne demek?
Belediyede imza atmak mı? Ailelerin ilk kez resmi olarak tanışması mı? Yoksa romantik bir törenin başlangıcı mı?
Çoğumuz için nikâh, bunlardan biri. Ama Kur'an, nikâha bambaşka bir kelimeyle bakıyor. Ve o kelimeyi duyunca, bir daha nikâha aynı gözle bakamayacaksın.
Birkaç Dakikaya Sıkışan An
Düşün bir çifti. Düğün salonunu aylarca planlıyorlar. Fotoğraf çekimini haftalarca konuşuyorlar. Organizasyon şirketiyle defalarca görüşüyorlar.
Ama nikâhın kendisi? Birkaç dakika. İmza, şahitler, "kabul ettim" — bitti.
Aylarca planlanan bir şeyin sebebi olan an, birkaç dakikalık resmî bir işleme sıkıştırılıyor. Ve kimse durup sormuyor: "Az önce ne söz verdim?"
Ağır Bir Söz
Şimdi sana Kur'an'da, çok az yerde geçen bir ifadeyi göstereceğim.
Nisa Suresi'nde Allah, boşanma hükümlerini anlatırken nikâhı "mîsâkan galîzâ" diye nitelendiriyor. Yani "sapasağlam bir söz", "ağır bir ahit." Bu çok dikkat çekici. Çünkü Kur'an, boşanmayı anlatırken bile önce nikâhın ne kadar büyük bir emanet olduğunu hatırlatıyor.
Şimdi dikkat et — bu ifade Kur'an'da sadece üç yerde geçiyor: peygamberlerden alınan ahit için, İsrailoğulları'ndan alınan ağır söz için ve evlilik akdi için.
Peygamberlerden ve İsrailoğulları'ndan alınan o ağır sözlerde geçen aynı ifade, evlilik için de kullanılıyor. Bu da bize şunu gösteriyor: nikâh, sıradan bir sözleşme değil.
Müfessirler bunu şöyle açıklıyor: nikâh, eşlerin Allah'ın huzurunda birbirlerine karşı üstlendikleri ağır bir sorumluluktur. Bu ifade, kocanın sorumluluğunu hafifletmiyor — ağırlaştırıyor. Nikâh, ciddiyetle kurulması gereken bir ahittir.
Üç Büyük Emanet
Peki bu söz neden bu kadar ağır? Çünkü bu ahitle birlikte üç büyük emanet başlıyor.
Bir — insanın iffetini koruyor. İki — iki insan arasında huzur kuruyor; Allah, Rum Suresi'nde bunu şöyle anlatıyor:
"...kendileriyle huzur bulmanız için..."
(Rûm Suresi, 21. ayet)
Üç — hak ve sorumluluk doğuruyor: mehir, nafaka, miras, nesep — hepsi bu sözle birlikte ortaya çıkıyor.
Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuş:
"Ey gençler! Sizden kimin evlenmeye gücü yeterse evlensin. Çünkü evlilik gözü daha iyi korur ve iffeti muhafaza eder."
(Sahih el-Buhârî, Nikâh, 3 (Hadis No: 5066); Sahih Müslim, Nikâh, 1 (Hadis No: 1400))
Eş seçimi konusunda da şöyle buyurmuş:
"Size dininden ve ahlâkından razı olduğunuz biri geldiğinde onu evlendirin."
(Sünen-i Tirmizî, Nikâh, 3 (Hadis No: 1084); Sünen İbn Mâce, Nikâh, 46 (Hadis No: 1967))
Dikkat et — bu ağır sözü kime vereceğin bile tesadüfe bırakılmamış. Peygamberimiz burada serveti, makamı, soyu değil, din ve ahlâkı öne çıkarıyor.
Ve şunu bil: fakihler, nikâhın hükmünün kişinin şartlarına göre değişebileceğini söylemişlerdir. Kiminin durumunda farz, kiminin durumunda sünnet, kiminin durumunda mekruh olabilir. Çünkü nikâh, senin dini durumunu, mali durumunu, sorumluluk bilincini hesaba katan ciddi bir mesele. Ve doğru niyetle yapıldığında, kendisi bir ibadete dönüşüyor.
Bunu Hayatına Nasıl Taşırsın?
Kendine şu soruları sor.
Bir: Evliliğin haklarını biliyor musun? Mehiri konuştunuz mu? Nafaka sorumluluğunu anladınız mı?
İki: Çatışma yönetimi hakkında konuştunuz mu? Anlaşmazlık çıktığında nasıl davranacağınızı hiç düşündünüz mü?
Üç: Nikâhın Allah katındaki anlamını düşünüyor musun? Yoksa sadece düğün gününü mü planlıyorsun?
Çünkü tören ve örfler, nikâhın özünün önüne geçtiğinde, amaç ile araç yer değiştirmiş oluyor.
Sonuç: Sözün Ağırlığı
O halde başa dönelim. Nikâh senin için ne demek?
Artık biliyorsun — nikâh bir düğün organizasyonu değil. Allah'ın huzurunda üstlenilen ağır bir sorumluluk.
Biz bazen düğünü aylarca planlıyoruz. Ama o düğünün asıl sebebi olan nikâhı, birkaç dakikalık resmî bir işlem gibi görüyoruz.
Oysa nikâhın değeri, üzerine harcanan parayla değil — verilen sözün ağırlığıyla ölçülür.
Allah, verdiğin bu sözü senin için hayırlı kılsın.
Allah'a emanet ol.



