İmanLabs Özel Yapım
Hamd, alemlerin Rabbi Allah'adır. O'na hamd eder, O'ndan yardım ve mağfiret isteriz. Nefislerimizin şerrinden, amellerimizin kötülüklerinden Allah'a sığınırız. Allah kimi hidayete erdirirse onu saptıracak yoktur. Kimi de saptırırsa onu hidayete erdirecek yoktur. Şehadet ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur. Ve yine şehadet ederim ki Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem O'nun kulu ve rasulüdür.
Selamun Aleyküm Kardeşim.
Hiç kendini sürekli başarmak zorunda hissediyor musun?
Sanki durursan geride kalacakmışsın, bir an yavaşlasan herkes seni geçecekmiş gibi…
Bu çağ bize hep aynı şeyi fısıldıyor: “Daha fazlası olmalısın.”
Daha başarılı, daha üretken, daha görünür. Sınavlar, kariyer planları, gelecek hedefleri… Başarı artık bir hedef olmaktan çıktı, neredeyse bir kimliğe dönüştü. “Kaç net yaptın?”, “Ne kadar kazanıyorsun?”, “Hangi noktaya geldin?” gibi sorular, insanın değerini ölçen birer kriter gibi sunuluyor.
Peki ya başaramazsak? Ya istediğimiz üniversite olmazsa, ya o iş kapısı kapanırsa?
İşte tam burada içimize korku düşüyor. Çünkü sonucu kontrol edebileceğimizi zannediyoruz.
Oysa Kur’an bize çok net bir denge öğretiyor.
Necm Suresi 39. ayette şöyle buyrulur: “İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır.”
Dikkat edersek burada vurgulanan şey sonuç değil, çalışmadır.
Yani sorumluluk gayrette; netice ise Allah’ın takdirindedir.
Âl-i İmrân Suresi 159. ayette ise Rabbimiz, “Karar verdiğin zaman da artık Allah’a tevekkül et. Çünkü Allah tevekkül edenleri sever.” buyurur.
Önce karar, önce adım, önce çaba… Sonra teslimiyet.
Peygamberimiz ﷺ’in meşhur hadisi de bunu destekler: “Önce deveni bağla, sonra tevekkül et.” (Tirmizî, Sıfatu'l-Kıyâme, 60, 2517)
Yani çalışmadan teslimiyet değil; çalıştıktan sonra huzur.
Uhud Savaşı sonrası Müslümanlar ağır bir imtihandan geçti. Dışarıdan bakıldığında kaybedilmiş gibi görünen bir savaş… Ama ne Peygamberimiz ﷺ, ne de sahabeler “Biz bittik.”, “Demek ki Allah bizi terk etti.” demediler.
Hatalarını gördüler, ders çıkardılar ama umutlarını kaybetmediler. Çünkü onlar sonucu değil, sorumluluğu düşünüyorlardı.
Bugün bize düşen de aynı dengeyi kurmak. Çalışmak, dürüst olmak, gayret etmek bize, sonuç Allah’a ait.
Unutma; başarı değil istikamet kazandırır. Sonuç değil teslimiyet huzur verir.
Gayret senden, netice Allah’tan.
Bismillah deyip yola devam.



