HİÇBİR ŞEY YAPARAK TÜKENDİN

HİÇBİR ŞEY YAPARAK TÜKENDİN

Zaman en değerli nimettir.

“İki nimet vardır ki çoğu insan onların kıymetini bilmez: sağlık ve boş vakit.”

Çok değil, anlam kat; bir ayet, bir dua, bir iyilik…

Sen gerçekten yaşıyor musun?

Zaman en değerli nimettir.

“İki nimet vardır ki çoğu insan onların kıymetini bilmez: sağlık ve boş vakit.”

Çok değil, anlam kat; bir ayet, bir dua, bir iyilik…

Sen gerçekten yaşıyor musun?

İmanLabs Özel Yapım

Hamd, alemlerin Rabbi Allah'adır. O'na hamd eder, O'ndan yardım ve mağfiret isteriz. Nefislerimizin şerrinden, amellerimizin kötülüklerinden Allah'a sığınırız. Allah kimi hidayete erdirirse onu saptıracak yoktur. Kimi de saptırırsa onu hidayete erdirecek yoktur. Şehadet ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur. Ve yine şehadet ederim ki Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem O'nun kulu ve rasulüdür.

Bugün kendimize dürüst bir soru soralım:

Saatlerimiz nereye gidiyor? Bir bakıyoruz, gün bitmiş, ama elimizde kalan pek bir şey yok. Yapmak istediklerimiz yerinde duruyor, ertelediklerimiz ise artıyor. Ekran kaydırırken geçen dakikalar, “birazdan yaparım” dediğimiz işler ve fark etmeden elimizden kayan bir ömür…

Oysa zaman, en sessiz ama en büyük nimettir.

Peygamberimiz ﷺ şöyle buyurur:

“İki nimet vardır ki çoğu insan onların kıymetini bilmez: sağlık ve boş vakit.”

Bu ne kadar düşündürücü, değil mi? Çoğu zaman vaktimizin bol olduğunu sanıyoruz. Oysa tükettiğimiz şey, aslında hayatımızın kendisi.

Kur’an-ı Kerim’de Rabbimiz zamana dikkat çeker:

“Asra yemin olsun ki, insan gerçekten ziyan içindedir.”

Bu ayet bize şunu hatırlatır: Zaman geçmiyor, biz geçiyoruz. Her dakika ömrümüzden eksiliyor.

Peki neden zamanı bu kadar kolay harcıyoruz? Çünkü değerini kaybetmeden anlayamıyoruz. Çünkü ölümü uzak sanıyoruz. Çünkü “daha çok vaktim var” diye kendimizi avutuyoruz. Ama gerçek şu ki, ömür parça parça tükenen bir emanettir.

Ömer bin Hattab (r.a.) şöyle der:

“Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekin.”

Bugün kendimize sormazsak, yarın cevap vermek zorunda kalacağız. Çünkü zaman sadece geçmez; aynı zamanda şahitlik eder. Neye baktın, neyi erteledin, neyi önemsedin… Hepsi yazılır ve bir gün karşına çıkar.

Peki çözüm ne? Daha çok şey yapmak değil, daha anlamlı yaşamak. Her anı doldurmak değil, her ana değer katmak. Küçük ama samimi adımlar atmak: bir ayet okumak, bir dua etmek, bir kalbi kırmamak, bir iyiliği ertelememek… Çünkü bazen bir an, bir ömre bedel olabilir.

Unutma: Zaman senin sermayendir. Onu nasıl harcadığın, kim olduğunu gösterir.

Ve belki de en önemli soru şudur: Bugün yaşadığın gün, ahiretin için ne ifade ediyor?

Saatler geçiyor… ama asıl mesele şu: Sen gerçekten yaşıyor musun?

DİĞER BÖLÜMLER

Create a free website with Framer, the website builder loved by startups, designers and agencies.