SEN KİMSİN?

SEN KİMSİN?

“Ben kimim?”

Bu çağın en sessiz sorusu… Ama cevabı dışarıda değil, içeride.

“Ben kimim?”

Bu çağın en sessiz sorusu… Ama cevabı dışarıda değil, içeride.

İmanLabs Özel Yapım

Hamd, alemlerin Rabbi Allah'adır. O'na hamd eder, O'ndan yardım ve mağfiret isteriz. Nefislerimizin şerrinden, amellerimizin kötülüklerinden Allah'a sığınırız. Allah kimi hidayete erdirirse onu saptıracak yoktur. Kimi de saptırırsa onu hidayete erdirecek yoktur. Şehadet ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur. Ve yine şehadet ederim ki Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem O'nun kulu ve rasulüdür.

“Ben kimim?” Belki de bu çağın en sessiz ama en derin sorusu… Kalabalıkların içinde kaybolmuş, kendine bile yabancılaşmış bir insanın iç sesi… Aynaya bakıp “Bu ben miyim?” diye soran, fakat cevabı başkalarının gözlerinde arayan bir neslin fısıltısı…

Bugün sana soruyorum: Sen gerçekten kimsin? Sosyal medyada gördüğün hayatlar mı seni tanımlar, yoksa kalbinin derininde saklı olan hakikat mi?

Çünkü bu çağ sana şöyle diyor: “Kimliğini kendin oluştur.” Oysa Kur’an sana şunu hatırlatır: “İnsan, başıboş bırakılacağını mı sanır?” (Kıyamet Sûresi, 36)

Sen rastgele değilsin. Senin bir yaratılış amacın var. Ve o amaç açıkça bildirilmiştir: “Ben cinleri ve insanları yalnızca bana kulluk etsinler diye yarattım.” (Zâriyât Sûresi, 56)

Bu durumda senin kimliğin, başkalarının sana verdiği etiketler değildir. Senin kimliğin kulluktur. Ancak bu sıradan bir kavram değildir. Bu, Allah’a ait olmak, yönünü kaybetmemek demektir.

Bugün neden huzursuz olduğumuzu hiç düşündün mü? Çünkü değeri yanlış yerde arıyoruz. Beğenilerde, yorumlarda, başkalarının onayında…

Oysa Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurur: “Allah sizin dış görünüşünüze ve mallarınıza bakmaz; kalplerinize ve amellerinize bakar.” (Müslim, Birr, 34)

Demek ki insanın değeri; giydiği kıyafette, sergilediği hayatta değil, kalbinde taşıdığı iman ve yaptığı amellerdedir.

Düşünsene… Sen sıradan biri değilsin. Bir ümmetin parçasısın, bir davanın taşıyıcısısın. “Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz; iyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allah’a inanırsınız.” (Âl-i İmrân Sûresi, 110)

Peki biz bugün kimliğimizi nerede arıyoruz? Modada, trendlerde, başkalarının bakışlarında…

Oysa gerçek izzetin kaynağı bellidir: “İzzet yalnızca Allah’a, O’nun elçisine ve müminlere aittir.” (Münâfikûn Sûresi, 8)

Yani izzet; popüler olmakta ya da güçlü görünmekte değil, Allah’a bağlı olmakta gizlidir.

Ve ümmet olmak… Sadece “ben” demek değil, “biz” diyebilmektir.

Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurur: “Müminler, birbirlerini sevmede, birbirlerine merhamet ve şefkat göstermede, tıpkı bir organı rahatsızlandığında diğer organları da uykusuzluk ve yüksek ateşle bu acıyı paylaşan bir bedene benzer.” (Müslim, Birr, 66; Buhârî, Edeb, 27)

Şimdi kendine sor: Başka bir Müslümanın acısı sana dokunuyor mu, yoksa sadece kendi hayatınla mı meşgulsün?

Ve yeniden sor: Sen kimsin?

Cevap aslında basit, ama bir o kadar derin… Ben bir kulum, bir Müslümanım, bu ümmetin bir parçasıyım.

Ve benim kimliğim; modayla, insanlarla ya da geçici heveslerle değil, Rabbimle belirlenir.

Belki de şimdi yeniden başlamanın vakti gelmiştir. Kendini “bulmanın” değil, sana zaten verilmiş olan hakiki kimliği hatırlamanın vakti…

DİĞER BÖLÜMLER

Create a free website with Framer, the website builder loved by startups, designers and agencies.