YANINDAKİ, YOLUN OLUR

YANINDAKİ, YOLUN OLUR

Bugün en çok kimlerle berabersin?

Ve bu insanlar seni nereye doğru götürüyor?

İyi arkadaş seni yükseltir, kötü arkadaş fark ettirmeden değiştirir.

Asıl soru şu: Çevren seni Allah’a yaklaştırıyor mu, uzaklaştırıyor mu?

Bugün en çok kimlerle berabersin?

Ve bu insanlar seni nereye doğru götürüyor?

İyi arkadaş seni yükseltir, kötü arkadaş fark ettirmeden değiştirir.

Asıl soru şu: Çevren seni Allah’a yaklaştırıyor mu, uzaklaştırıyor mu?

İmanLabs Özel Yapım

Hamd, alemlerin Rabbi Allah'adır. O'na hamd eder, O'ndan yardım ve mağfiret isteriz. Nefislerimizin şerrinden, amellerimizin kötülüklerinden Allah'a sığınırız. Allah kimi hidayete erdirirse onu saptıracak yoktur. Kimi de saptırırsa onu hidayete erdirecek yoktur. Şehadet ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur. Ve yine şehadet ederim ki Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem O'nun kulu ve rasulüdür.

Bir an dur ve düşün…

Bugün en çok kiminle vakit geçiriyorsun?

Kimin sözleri sende iz bırakıyor?

Kimin yanında kalbin huzur buluyor ya da daralıyor?

Çünkü fark etsek de etmesek de, insan beraber olduğu kişilere benzer.

Belki bunu çok önemsemiyoruz. “Ben etkilenmem.” diyoruz.

Ama kalp öyle çalışmaz.

Yavaş yavaş etkilenir, sessizce değişir ve fark ettirmeden yön alır.

Allah Rasûlü Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurur:

“Kişi dostunun dini üzeredir. O hâlde kiminle dostluk kurduğunuza dikkat edin.” (Tirmizî, Zühd, 45; Ebû Dâvûd, Edeb, 16)

Yani insan sadece arkadaş seçmez; aynı zamanda yönünü de seçer.

Çünkü dostluk sadece vakit geçirmek değildir.

İnsanı ya Allah’a yaklaştırır ya da fark ettirmeden uzaklaştırır.

Kur’an-ı Kerim bu gerçeği çarpıcı bir şekilde hatırlatır:

“O gün zâlim, ellerini ısırarak der ki: ‘Keşke Peygamber ile birlikte bir yol tutsaydım! Yazıklar olsun bana! Keşke falancayı dost edinmeseydim!’” (Furkan Sûresi, 27–28)

Düşünsene, insanın en büyük pişmanlıklarından biri yanlış bir dost seçimi olabilir.

Bugün birlikte güldüğün biri, yarın seni yanlış yollara sürüklüyorsa, bu sadece bir arkadaşlık mıdır, yoksa sessiz bir yön kaybı mı?

Elbette güzel dostluklar da vardır:

Seni hayra çağıran,

namaza teşvik eden,

gıybetten uzak tutan,

düştüğünde kaldıran…

İşte o dost, hem dünyada kazançtır hem de ahirette bereket.

Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurur:

“İyi arkadaş ile kötü arkadaşın durumu, misk taşıyan kimse ile demirci körüğünü üfleyen kimse gibidir. Misk taşıyan ya sana ikram eder, ya ondan satın alırsın ya da en azından güzel kokusunu alırsın. Körük üfleyen ise ya elbiseni yakar ya da ondan kötü bir koku sana bulaşır.” (Buhari, Zebaih 31; Edeb 38, Müslim, Birr 146)

Ne kadar net bir ölçü…

İnsan ya kalbine iz bırakır ya da yönünü değiştirir.

Şimdi kendine şu soruyu sor:

Benim çevrem beni nereye götürüyor?

Allah’a mı yaklaştırıyor, yoksa uzaklaştırıyor mu?

Çünkü çevre sadece bugünü değil, insanın istikametini de şekillendirir.

Fark etmiyor olabilirsin ama konuşmaların, alışkanlıkların ve düşünme biçimin yavaş yavaş çevrenden etkilenir ve sana geçer.

Bu yüzden doğru çevre, sadece bir tercih değil, aynı zamanda bir istikamet meselesidir.

Elbette burada önemli bir denge vardır:

Kimse mükemmel değildir. Dostlarından kusursuz olmalarını bekleme; ama yönlerine bak.

Eğer bir ortamda Allah hatırlanıyorsa, orada kalp yumuşar.

Ama Allah unutuluyorsa, kalp yavaş yavaş uzaklaşır.

Ve unutma…

Bazen bir ortamdan uzaklaşmak, bir insanı kaybetmek değildir; kendini korumaktır.

Kolay değildir, ama kıymetlidir.

Çünkü hayat bir yolculuksa, yanındaki insanlar da yönünü belirler.

Son soru şu:

Sen kimlerle yürüyorsun?

Ve daha önemlisi, onlar seni nereye götürüyor?

Unutma…

İnsan, yürüdüğü yola benzer.

DİĞER BÖLÜMLER

Create a free website with Framer, the website builder loved by startups, designers and agencies.