İmanLabs Özel Yapım
Hamd, alemlerin Rabbi Allah'adır. O'na hamd eder, O'ndan yardım ve mağfiret isteriz. Nefislerimizin şerrinden, amellerimizin kötülüklerinden Allah'a sığınırız. Allah kimi hidayete erdirirse onu saptıracak yoktur. Kimi de saptırırsa onu hidayete erdirecek yoktur. Şehadet ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur. Ve yine şehadet ederim ki Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem O'nun kulu ve rasulüdür.
Selamun Aleyküm ve Rahmetullah.
Karmaşanın, hızın ve bitmek bilmeyen gürültünün tam ortasında, sadece birkaç dakikalığına durmaya ne dersiniz? Burası, kadim hakikatlerin modern hayatla buluştuğu, ruhun nefes aldığı bir durak.
Hepimiz bir şeylerin peşinde koşuyoruz. Daha iyi bir kariyer, daha konforlu bir ev, daha fazla dijital etkileşim... Ancak tüm bu koşuşturmanın içinde bazen en değerli olanı, yani kalbimizin sükûnetini bir yerlerde düşürüyoruz.
Kur’an-ı Kerim, Ra’d Suresi 28'inci ayette bize çok net bir pusula uzatıyor: “Bilesiniz ki gönüller ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.”
Peki, gün boyu elimizden düşmeyen telefonlar, zihnimizi meşgul eden gelecek kaygıları ve geçmişin pişmanlıkları arasında bu 'anma' hâlini nasıl koruyacağız? Zikir; sadece tesbih tanelerini saymak mıdır, yoksa hayatın her anında O’nunla olduğunun bilincinde olmak mıdır?
Bu seride; sadece teorik bilgilerden değil, İslam’ın zarif dokunuşlarının günlük hayatımıza, stresimize ve ilişkilerimize nasıl şifa olabileceğinden bahsedeceğiz. Bir ayetin ışığında sabah kahvemizi yudumlayacak, bir hadisin rehberliğinde günün yorgunluğunu üzerimizden atacağız.
İlk durağımızda yanımızda olduğunuz için teşekkürler. Unutmayın, en uzun yolculuklar bile küçük bir adımla başlar. Bugün o adımı ruhunuz için attınız. Bir sonraki bölümde buluşana kadar; kalbiniz huzurla, zihniniz nurla dolsun. Allah’a emanet olun.



